Teknolojik değişim ve inovasyonun etkileri bir dizi sosyoekonomik ve kurumsal faktöre bağlıdır. Bir bölgenin durumu ve teknolojik değişime karşı tutumu başlıca dört önemli faktör tarafından belirlenir: bölgenin ulaşılabilirliği; bölgenin bilgiyi soğurma kapasitesi; bölgesel anlamda bilginin yayılımı; bölge dışı ile etkileşim. Son dönemde önemli bir politika aracı haline gelen akıllı uzmanlaşma stratejisi ise bu faktörlere kabaca girişimcilik yetenekleri olarak adlandırabileceğimiz bir yenisini eklemiştir.

Özellikle mükemmeliyet tabanlı yaklaşımlar mekansal tabanlı yaklaşımlarla da etkileşerek birbirini beslemektedir. Akıllı uzmanlaşma, bölgesel ekonomilerde sanayi ve inovasyon faaliyetleri için bir çerçeve çizmekte. Bunu yaparken de kamu politikalarının, çerçeve koşullarının ama özellikle Ar-Ge ve inovasyon yatırım faaliyetlerinin iktisadi, bilimsel ve teknolojik uzmanlaşmaya koşut olarak bölgenin üretkenliğini, rekabetçiliğini ve iktisadi büyüme patikasını nasıl etkilediğini belirlemektedir.  Kavramın kaynağı, AB “Büyüme için Bilgi” uzman grubu içinde Dominique Foray, Bart van Ark ve diğer grup üyelerinin yaptığı kamu yatırımlarının bilgi, inovasyon, araştırma, eğitim, özel sektör Ar-Ge faaliyetlerine ve özellikle biyoteknoloji, bilgi ve iletişim teknolojileri ve nanoteknoloji gibi alanlarda aktarılmasına yönelik bir alternatif arama çabalarına dayanmaktadır. Yaklaşımın temel dayanağı devletlerin bilgi tabanlı yatırımlarını sadece mukayeseli üstünlükleri olan alanlara değil girişimcilerin geliştireceği ve çeşitlilik içeren yeni faaliyetlere aktarması olarak özetlenebilir. Uzmanlaşma ile çeşitlendirme arasındaki bu bağlantının, bölgesel kalkınma ve büyüme bağlamında bir politika çerçevesi olarak anlamlı etkiler yatacağı düşünülmektedir.

Politika yapımı açısından yaklaşımın dört temel unsuru olduğu söylenebilir: kendini bulma veya girişimci keşif süreci; sektörlerden ziyade faaliyetler açısından bilgi tabanlı yatırımlarda önceliklendirme; stratejik ve uzmanlaşmış çeşitliliği sağlama; izleme ve değerlendirme. Kavramsallaştırmanın ilk dönemlerini takiben, 2012 yılında AB komisyonu tarafından yayınlanan “Guide to Research and Innovation Strategies for Smart Specialisation (RIS 3)” kılavuzu bölgeler için yöntemsel ve işlevsel bir araç sunmuştur. Öte yandan bu görece yeni politika çerçevesi ile daha geleneksel küme politikaları arasındaki tamamlayıcılık ilişkisinin mevcudiyeti de özelikle çoğu OECD belgesindesöz konusu edilmiştir. Kavramsallaştırmanın temel sorunsallarından biri “akıllı” olarak tarif edilen uzmanlaşma kavramının henüz yeteri kadar nesnelleşememesidir. Bir diğer sorunsa her ne kadar kalkınma vurgusu olsa da rekabetçilik ve iktisadi büyüme vurgusunun çok daha fazla telaffuz edilmesi artan rekabetçilik ve büyüme çıktılarının bölgesel bölüşüm ve yeniden bölüşüm ilişkilerine yansımasının telaffuz edilmemesidir. Yaklaşımın görece yeni olması nedeniyle, özellikle ikinci sorunun zaman içinde yeni heteredoks yaklaşımlarla aşılma olasılığı bulunmaktadır. Son sorunsa, mükemmeliyet tabanlı yaklaşımlara eşlik etmesi durumunda, bu politika çerçevesinin bölgesel farklılıkları derinleştirme olasılığının mevcudiyetidir. Bir sonraki yazımızda akılı uzmanlaşma ve Türkiye bölgeleri irdelenecektir.