Bir önceki yazımızda ifade ettiğimiz üzere, son dönemde akıllı uzmanlaşma gerek teorik, gerek ampirik gerekse politika yapma pratikleri açısından giderek önem kazanmaktadır. Bu yazıda daha önce yaptığımız tartışma üzerinden Türkiye bölgelerinin kalkınma ajansları tarafından yapılan bölgesel inovasyon stratejileri üzerinden akıllı uzmanlaşma pratiklerini inceleyeceğiz. Bu yazının kısaca amacı Türkiye’de bölgesel yenilik stratejileri çalışmalarının AB komisyonu tarafından Mayıs 2012’de yayınlanan RIS3 rehberine göre durumunu ortaya koymaktır.

OECD akıllı uzmanlaşmayı kamu politikaları ve çerçeve koşullarının, ama özellikle Ar-Ge ve yenilik yatırım politikalarının bölgelerde iktisadi, bilimsel ve teknolojik uzmanlaşmayı ve bunun sonucunda bölgesel üretkenliği, rekabet gücünü ve iktisadi büyümeyi nasıl etkilediğini ortaya koyan bir araç olarak değerlendirmektedir. Bunun ötesinde akıllı uzmanlaşma 2014-2020 program dönemi için AB uyum politikasının da önemli bir aracı olarak düşünülmektedir. Bu bağlamda Mayıs 2012’de “Guide to Research and Innovation Strategies for Smart Specialisation (RIS3)” adlı yöntemsel rehberin yayınlanması önemli bir adımdır. Rehberin amacı politika yapıcılara ve uygulayıcı ajanslara bölgesel yenilik stratejilerinin hazırlanmasında yol göstermektir. AB’nin Avrupa paradoksu olarak adlandırılan sorunu çözmesi yolunda önemli araçlardan biri olarak tasarlanan akıllı uzmanlaşma stratejisi 6 ana eksenden oluşmaktadır. Bu adımlar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir

Türkiye’deki 26 bölgesel kalkınma Ajansı’nın 7 tanesi 2012-2017 döneminde bölgesel yenilik
stratejilerini hazırlamışlardır:

1. Zafer Kalkınma Ajansı (ZKA, 2014),
2. Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA, 2014),
3. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA, 2017),
4. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA, 2014),
5. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA, 2014),
6. İzmir Kalkınma Ajansı (IKA, 2012),
7. Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA, 2014).

Ancak bunlardan ikisi RIS3 rehberiyle uyumlu strateji dokümanlarıdır.
1. Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA, 2014),
2. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA, 2014),

Yazının bundan sonraki bölümünde RIS3 rehberi adımları yardımıyla bölgesel inovasyon stratejisi hazırlayan Türkiye bölgelerindeki durum incelenecektir.

Bölgesel/Ulusal Koşulların Analizi
Hemen hemen tüm bölgeler bölgesel ve ulusal varlıkların analizini yapmıştır. 7 bölgeden 3’ü GZFT analizi yapmıştır. Bu analizlerin ortak yönlerine göre

Güçlü yönler
• doğal kaynakların varlığı,
• çokuluslu şirketlerin varlığı,
• ulaşım ağları,
• inovasyon yapma arzusu

Zayıf yönler
• nitelikli işgücü kıtlığı,
• düşük Ar-ge harcamaları oranı

Fırsatlar
• Jeo-politik avantajlar

Tehditler
• Çin ve Hindistan rekabeti
olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışmalarda, kümelerin önemi vurgulanmış ama kümelere yönelik özel bir strateji belirlenmemiştir. Girişimcilik ve özellikle yenilikçi girişimciliğin de önemi vurgulanmıştır. Kuluçka merkezleri ve yeni teknoparkların kurulmasından bahsedilmiştir. Hiçbir planda doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını çekmeye yönelik bir hedef belirlenmemiştir.

Yönetişim
Planlarda temel olarak ‘quadruple helix’ modeline uygun olarak kamu sektörü, özel sektör, üniversiteler ve STK’lar paydaş olarak belirlenmiştir. Ancak yönetişim yapısı eylem planlarında zayıf kalmıştır. Aktörler arası karar alma mekanizmalarının nasıl yönetileceği ve iletişimin nasıl sağlanacağı hususları göz ardı edilmiştir.

Paylaşılan Vizyon
Bölgelerin kapasite ve yetenekleri göz önüne alınmakla birlikte daha çok ürün ve süreç inovasyonu üzerinde durulmuştur. İnovatif faaliyetlerin artırılması temel sorunsaldır. Risk değerlendirmesi ve değişim planlaması üzerinde durulmamıştır. ‘Quadruple helix’ kapsamında tüm paydaşların katılımı kapsayıcılık için yeterli görülmüştür. Büyük toplumsal sorunlara çok az değinilmiştir.

Önceliklerin Belirlenmesi
Daha önce yapılmış ve bölgesel inovasyon sistemine uygun bir strateji dökümanı olmadığı için eski önceliklerin değerlendirilmesi hiçbir raporda yapılamamıştır. Tüm planlarda genel olarak bölgesel planlara dayanan sanayi sektörlerine yönelik bir önceliklendirme vardır. Mevcut veya potansiyel rekabetçi üstünlüklerin tarihsel ve dinamik bir analizi planlarda görünmemektedir. Planlar üniversite-sanayi işbirliklerinin geliştirilmesi, girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi gibi yatay hususların altını çizmiştir. Kilit varlıkların ve yeteneklerin mevcudiyeti ikincil nicel veri ile gösterilmiş ancak nitel detaylı bir analiz yapılmamış veya çok genel geçer biçimde yapılmıştır. Tamamlayıcı sektörler arası ve/veya kümeler arası ilişkiler ve varlıklardan bahsedilmemiştir. Her bir sektöre yönelik analiz oldukça betimseldir. Her bir sektördeki kritik kütle ve/veya kritik potansiyel RIS3 rehberine göre analiz edilmemiştir. Değer zincirleri analiz edilmemiştir. Yerel nodların ulusal ve küresel değer zincirlerine eklemlenmesine yönelik kanıta dayalı bir sonuç gözlenmemektedir. Sınırlı kaynakların sınırlı sayıdaki önceliklere nasıl dağıtılacağı sistematik olarak analiz edilmemiştir. Girişimcilik ekosistemi yeteri kadar iyi tartışılmamıştır. Tartışmalar genel olarak ulusal stratejilere bağlanmıştır ve bölgesel anlamda yeteri kadar yenilikçi değildir.

Politika Karışımı
Ulusal kalkınma planı genel olarak bölgesel inovasyon stratejisi ile uyumlu olmakla birlikte RIS3 stratejisi ile uyumlu değildir. Tüm bölgesel planlar bir istisna dışında eylem planları tanımlamıştır. Ancak eylemler teknik kapasitenin geliştirilmesi, kapasitelerin artırılması ve arayüzlerin kurulması gibi jenerik ve geleneksel eylemlerdir. Eylemler arası ilişkiler yeteri kadar tanımlanmamıştır. İstisnalar dışında (Doğu Marmara, Mevlana ve Zafer), planlar ölçülebilir hedefler ortaya koymamaktadır. Mikro kanıta dayalı mekanizmalarla politika karışımlarının ve eylemlerin zenginleştirilmesi gerekli görünmektedir. Mali desteklere ek olarak bilgi temelli hizmetlere yönelik (mentörlük programları, teknik danışmanlık, pazarlama danışmanlığı gibi) desteklere ihtiyaç vardır.

İzleme ve değerlendirme
Türkiye’de ulusal programların da izleme ve değerlendirme pratikleri genel olarak zayıftır. Bölgesel planların bir kısmı (Batı Karadeniz, Orta Karadeniz ve Zafer) izleme ve değerlendirme için bir çerçeve oluşturmuştur. İzmir planı birtakım göstergeler ortaya koymuş ancak izleme ve değerlendirmeye vurgu yapmamıştır. Temel olarak sadece girdi ve çıktı göstergelerinden bahsedilmiş ancak süreçle ilgili göstergelerden bahsedilmemiştir. İzleme ve değerlendirme için verinin nasıl toplanacağından bahsedilmemiştir. Sadece Zafer kalkınma ajansı planında hangi göstergelerin ikincil veriden hangilerinin bölgesel olarak sahadan toplanacağı ayrıştırılmıştır. Ağustos 2016’ya kadar hiçbir ajans izleme ve değerlendirme çalışması yapmamıştır.

Sonuç olarak aşağıdaki şekilde görüleceği üzere bir uzman değerlendirmesi yapılmaktadır. Bu şekle göre Türkiye bölgeleri RIS3 rehberi adımlarının bölgesel/ulusal koşulların değerlendirilmesi adımında başarılı bir strateji hazırlarken, diğer adımlarda ama özellikle politika karışımı adımında çok yeterli olmayan bölgesel inovasyon stratejileri hazırlamışlarıdır.