Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sistemindeki verilere göre, Ekim 2018 itibarıyla Türkiye’deki üniversite sayısı 206, araştırma ve uygulama merkezi sayısı ise 3219. Üniversite başına araştırma ve uygulama merkezi sayısı 15,4. Üniversitelerimizde görev yapan öğretim üyesi sayısının 76.616 olduğu dikkate alındığında ise her merkeze düşen öğretim üyesi sayısı 23,8.

İlk bakışta, üniversitelerde kurulu araştırma ve uygulama merkezlerinin sayısı ile ilgili dikkati çeken bir nokta yok. Sayılar, merkez kurmanın üniversiteler tarafından tercih edilen bir uygulama olduğunu gösteriyor. Merkezlere olan teveccühün nedenleri hakkında, mevzuat belki bilgi verebilir.

Yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları belirleyen 2547 sayılı kanunun kabul tarihi 4.11.1981. Bu kanunun ilk kabul edilen metninde yer almayan ‘uygulama ve araştırma merkezleri’ ifadesi, 17.08.1983 tarihinde kabul edilen 2880 sayılı kanun ile 2547 sayılı kanuna ekleniyor. Kanunun 3-j maddesi uygulama ve araştırma merkezini, ‘Yükseköğretim kurumlarında eğitim öğretimin desteklenmesi amacıyla çeşitli alanların uygulama ihtiyacı ve bazı meslek dallarının hazırlık ve destek faaliyetleri için eğitim – öğretim, uygulama ve araştırmaların sürdürüldüğü bir yükseköğretim kurumudur’ olarak tanımlanıyor. Yine, 2880 sayılı kanunun 7-d-2 maddesi gereği uygulama ve araştırma merkezlerinin ‘açılması, birleştirilmesi veya kapatılması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerilere dayalı karalar alma’ yetkisi Yükseköğretim Kuruluna veriliyor; halen bu yetki kurulda.

Resmi gazete verilerine göre üniversitelerde kurulu merkezler hakkında yayınlanan yönetmelik sayısı beşbin’e yaklaşmış. Bu sayıya merkezlerin kurulması, yönetmelik değişikleri, vb dahil. Merkez yönetmeliklerine Resmi Gazete dışında Mevzuat Bilgi Sisteminden de ulaşılabiliyor. Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sistemi ise merkez adları, kuruluş tarihleri, aktif/pasif durumları ve bağlı bulundukları kurum gibi bilgileri kullanıcılara bir kaç tık ile sunan önemli bir kaynak. Sistemi hazırlayanlara ve kamuoyuna açanlara ayrıca teşekkür etmek gerekir. Yükseköğretim bilgi sistemini kullanarak elde edilen verilere bakıldığında son 20 yılda kurulan merkez sayısının artışı fakülte, enstitü veya yüksekokul’dan daha hızlı. Merkezlerin kuruluş tarihleri açısından 2009 yılındaki olağan dışı bir yoğunluk grafikte hemen dikkati çektiği için, kontrol amacıyla mevzuat.gov.tr adresinden yıllara göre yayınlanan merkez yönetmeliği sayıları da eklendi. -2009 yılı dışında- Mevzuat ve YÖK web sitelerinden alınan veriler, yıllara göre kurulan merkez sayıları açısından oldukça benzer. Üniversitelerde kurulan merkez sayısı artış eğiliminde.

Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sistemine göre Hacettepe Üniversitesi, bünyesinde yer alan 95 araştırma uygulama merkezi ile Türkiye’de lider konumunda. Hacettepe Üniversitesini, köklü bir geleneğin temsilcisi olmasına rağmen 23.05.2015 gibi yakın tarihte kuruluş kanunu yayınlanan Sağlık Bilimleri Üniversitesi takip etmekte. Sağlık Bilimleri Üniversitesine bağlı merkez sayısı Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sisteminde 85 olmasına rağmen, bu sayı üniversite sayfasında 26, Mevzuat Bilgi Sisteminde ise 13 olarak veriliyor. Kısa süre içinde kuruluşunu tamamlayarak Türkiye’nin sağlık alanında en büyük yükseköğretim kurumu olan üniversitenin araştırma merkezi sayısı konusunda bilgi kaynakları arasındaki uyumsuzluk bu erken aşamada normal değerlendirilebilir; sistemler arasındaki fark daha sonra yapılacak güncellemeler ile yakınsayacaktır. Ankara Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesinin merkez sayıları, Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sisteminde üniversitelerin web sayfalarında verilenden yüksek; İstanbul Üniversitesinin merkez sayısı ise, web sayfası ile Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sisteminde birbirlerine yakın, Mevzuat Bilgi Sisteminde ise biraz daha az verilmiş. Bu farklılıklar, araştırma uygulama merkezinin yönetmeliğinin Resmi Gazete’de yayınlanıp-yayınlanmamasına veya merkezin Rektörlük dışında bir birime bağlı olarak faaliyet göstermesinden kaynaklanıyor olabilir.

Üniversitelerdeki araştırma ve uygulama merkezleri sayısındaki bu belirsizliğin dolaylı sebeplerinden biri, merkezler konusunda var olan muğlak algı olabilir. Merkezlerin nasıl kurulacağı ile ilgili mevzuat açık. Açık olmayan kurulan merkezlerin nasıl işletileceği, kadrosu, altyapısı, giderleri, üniversitenin diğer bileşenleri ile ilişkisi veya performans ölçütleri. Listelerde yer alan 3219 merkezin kaçının faaliyette olduğu, bu merkezlerde yürütülen çalışmaların mahiyeti, yükseköğretim sistemine katkıları ve hedefleri ile ilgili verilerin toplandığına, izlendiğine veya değerlendirildiğine dair bir iz, Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sisteminde mevcut değil. Kuruluş aşaması dışında, merkezlerin sürdürülebilirliği ile ilgili sorumluluk tamamen üniversitelerin inisiyatifine bırakılmış gibi.

Türk Yükseköğretim Sisteminde araştırma altyapısı için en büyük kaynak sağlayıcısı olan T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı (Eski Kalkınma Bakanlığı) Türkiye’de araştırma altyapıları ve işleyişi ile ilgilenen diğer bir kurum. Kalkınma Bakanlığı’nın koordinasyonunda hazırlanan 6550 sayılı ‘Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun’ 10 Temmuz 2014 tarihinde; bu kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelik ise 28 Ağustos 2015 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girdi. Kanunun amacı, araştırma altyapılarının daha etkin kullanımını ve sürdürülebilirliğini sağlamak üzere desteklere ilişkin hususları düzenlemek. 6550 sayılı kanun altyapı desteği almış ‘uygulama ve araştırma’ merkezlerine performans denetim sistemine bağlı olarak, yatırım dışında personel ve cari gider desteği sağlanabilmesine imkân tanıyor.

Altyapı desteği alan uygulama araştırma merkezleri sayısı ile almayanlar arasındaki oran ilgi çekici; yaklaşık ,05. T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı web sitesindeki verilere göre [1] , Başkanlık, üniversitelerde kurulu 76 tematik araştırma laboratuvarı olarak sınıflandırılan altyapıya ve 85 (38’i kurulma aşamasında) merkezi araştırma laboratuvarına destek sağlanmış. Bu durumda, 2018-Ekim itibarıyla üniversitelerde sayısı 3219’u aşan uygulama ve araştırma merkezi, araştırma ve uygulama yapmak için ya farklı kaynaklardan yararlanıyorlar, ya da araştırma ve uygulama için kaynak kullanmıyorlar.

Hâlbuki uygulama ve araştırma merkezleri, 2547 ile tanımlandığı üzere üniversitelerin temel bileşenlerinden biri. Üniversitelerin eğitim-araştırma-topluma hizmet gibi temel fonksiyonlarının etkinliği, fakülte-enstitü-ve-merkez arasında kurulan sacayağının sağlamlığı ile ilişkili. İsimleri ile müsemma, araştırma ve uygulamaya ev sahipliği yapması gereken merkezlerin yükseköğretim sisteminde ‘araştırma ve uygulama’ dışındaki fonksiyonlarına dair tespitler ve bu konuda öneriler bir sonraki yazının konusu.

[1] http://arastirma.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2017/11/Universite_ve_Kamu_Kurumlari_Arastirma_Altyapilari4.pdf